Lang 23, 48 ve 57 yaşında30 yıldır Türkiye'ye gidip geliyormuşsunuz. Sizi Türkiye sevdalısı yapan ne? Aşk mı, iş mi, arkadaşlar mı?
Türkiye'ye ilk kez 1979'da Noel tatili için gelmiştim. Bir arkadaşım davet etmişti. İnsanları, tarihi, yemekleri herşeyi sevdim. Sonra bir Türk kadınla tanıştım ve yedi yıl bir aşk yaşadık. Ailesi buradaydı, sürekli gidip geldik. Sonra aşk bitti ama arkadaş olarak kaldık. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'ndan Görgün Taner ile tanıştım. Yani çok arkadaşım oldu burada.

1969, 1994 ve 1999 festivallerinde organizatör olarak hep siz vardınız. Bütün bu yıllarda en çok neyi değişmiş gördünüz?
Hiçbirşey aynı değildi. Farklı düşüncelerde de olsanız yaşıtlarınızla iyisiyle kötüsüyle biraraya gelmeniz aynıydı. Değişmeyen tek şey oydu. Ama en çok değişen daha az masum bir dünya haline gelmemiz.

Efsane haline gelen Woodstock festivallerinin hepsinde olmanız size nasıl bir kişisel tatmin sağladı? Egonuz bu yüzden biraz şişkin mi?
Benim için bu festivaller büyük bir deneyimdi. İlk başlangıçta 15 kişilik bir ekiptik 14 bin kişilik bir ekibe dönüştük. Festivaller bittiğinde "ohh be bitti" diye düşünüp hafifliyordum. Ama adımın heryerde biliniyor olması benim için büyük bir gurur kaynağı.

Bu tür festivallerde en büyük zorluk nedir?
Çok büyük bir festival yapacaksanız en büyük zorluğu devletle yaşarsınız. Bir başka zorluk da yüzbinlerce araçlık konvoylardır. İnsanlar 2 gün boyunca eğlendikten sonra arabalarını nereye bıraktıklarını hatırlamazlar. Onun için festival alanına yol işaretleri koymak zorundasınız. Ama mesela Rolling Stones Caddesi ismini verirseniz o tabela mutlaka hatıra olarak oradan yürütülür. Onun için Mavi Cadde, Kırmızı Otel gibi sıradan isimler vermelisiniz. Ama bunun da bir zorluğu oluyor. Marsilya'da bir festival düzenlemiştik. Kimse Fransızca konuşamıyordu. O yüzden otellere, otobüslere demin söylediğim gibi isimler verdik. Bizim otobüslerle gittiklerinde sorun yok. Ama bir taksiye binip Mavi Otel'e gitmek istiyorum dediğinizde taksici anlamıyordu. Bu yüzden grupların yarısını kaybetmiştik. Şimdi cep telefonları var, daha kolay.

Festivalleri düzenlerken kitle psikolojisine ilişkin neler öğrendiniz?
Müthiş bir dinamizm... İstediğiniz kadar güvenlik önlemi alın, yüzbinlerce kişiyi kontrol etmeniz imkansız. Ama müziğin ve eğlencenin olduğu yerde pozitif bir elektrik olduğu için küçük kavgalar olsa bile diğerleri eğlencesine bakar ve ortamı bozmaz. Kalabalığın kontrolünü yine kalabalık yapar.

 

Yaşınız çok da genç sayılmaz. Hala gençlik festivalleri düzenlemek ruhunuzda bir tezat yaratıyor mu?
Yaşlı olmak beynimin öldüğü anlamına gelmiyor. Yaptıklarımdan, öğrendiklerimden aldığım müthiş bir zevk var. İlgimi devam ettiriyorum.

 

 

Ee, Türkiye'ye gelen birine şiş-kebap sorusu sormazsak kusur olur, ayıp olur! Köfteye bayılıyormuşsunuz, öyle mi?
Türkiye'de sevmediğim hiçbiryer görmedim. Köfte ise başlıbaşına bir dünya harikası. Tapıyorum! Amerika'da arkadaşlarıma pişiriyorum. Herkesten ayrı ayrı köfte tarifi alıyorum.

Resimleri daha büyük görmek için üzerlerine tıklayın

Son olarak, Tarkan ile ilgili söylemek istedikleriniz?
1994 ve 1999 Woodstock Festivali organizasyonunda yer alan, şimdi Rock'n'Coke Festivalini organize eden arkadaşım Fırat Kasapoğlu, üç yıl önce New York'ta bana Tarkan'dan bahsetti. Uluslararası bir danışmana ve yardımcıya ihtiyacı olduğunu söyledi. Türklere zaten yabancı değilim. Tarkan'ı ve müziğini çok sevdim, uluslararası menajeri oldum. Tarkan çok iyi bir yorumcu ve sahnesi çok iyi. Şu anki başarısı sadece bir başlangıç. Beş yıl sonra bir dünya starı olur ve asla parlayıp sönen bir yıldız olmaz. Şunu bilin ki, o kesinlikle kalıcı. Hep öğrenmek istiyor, bildikleriyle yetinmiyor. Tanımlanamayan bir karizması var.

 

16 Ağustos 2003
Hürriyet Gazetesi
Şermin Sarıbaş

Woodstock Anıtı Hakkında [Woodstock sona erdikten sonraki yaşananlar]
Fotoğraflarla Woodstock
Woodstock Konser Alanı Nerede?
Woodstock' katılan sanatçıların sahneye çıkış sırası

Woodstock 1969'dan alıntılar [İngilizce]
Woodstock 1969 İstatistikleri
[İngilizce]
Woodstock 1969 ile ilgili linkler