
Bu web sayfalarını sevgili arkadaşım Hakan Gündüz'den habersiz yaptığımda sene 1995 idi. Kendisiyle tanışıklığımız İzmir'deki Radyonum günlerindendir ve o zamanlar da, sene 1993'tü.
Radyonum kurulmadan önce 1989-1993 yılları arasında çok sıkı bir tekno müzik dinleyicisiydim ve oldukça iyi bir arşive de sahiptim. Yabancı radyoları dinler ve güncel club ve tekno parçaları takip ederdim. Alsancak ve Kemeraltı'ndaki kasetçilere gelen en son karışık tekno CD'lerine de tonla para verirdim.
Radyonum İzmir'de ilk kurulduğunda Hakan Gündüz'ün radyoda çaldığı house ve tekno parçalar sayesinde yabancı radyoları pek dinlemez olmuştum. O zamanı yaşayanlar iyi bilirler ki, Radyonum'a benzersiz bir tarz kazandıran Hakan Gündüz'ün ta kendisi idi. Kendim o zamanlar bilgisayarla grafik tasarımcısı olduğumdan ona değişik DJ. Hakan Gündüz logoları hazırlayarak ziyaretine gittiğimde tanışmış oldum. Camel sigarası içen, radyoya büyük motorsikletiyle gelen, radyo programındaki halinin aksine pek konuşmayan birisiydi ilk izlenimim. Yalnız kaldığımızda ise muhabbetinin oldukça sağlam olduğunu gördüm. Benim de sıkı bir tekno dinleyicisi olduğumu öğrenince ilgiyle beni dinlemişti. Sayesinde birkaç tekno programını Kadifekale'deki verici antenin altındaki stüdyoya giderek Emre'yle birlikte yapmıştım. Yurtdışından sürekli yabancı DJ arkadaşlarının gönderdiği CD'leri ve plakları kimseyle paylaşmaz, kendisinin yokluğunda radyoda çalınmasını kesinlikle yasaklardı. O yeni gelen CD'lerden bazılarını ara sıra istediğimde tereddütsüz bana verir, Emre'yi şaşırtırdı. CD'leri verdiğinde hep şunu söyler tembih ederdi "Ama mutlaka yarın getir bunları".
Radyonum'un sosyal etkinliklerinden birisi de dinleyicileriyle buluştuğu club etkinlikleriydi. O, bazen bu partilere gidip canlı çaldığı halde bazen gitmez tek başına radyoda kalırdı. Bir keresinde yine böyle bir parti düzenlendi -firma ismi sanırım Companeros idi- ve parti Levent Marina'da yapıldı. Kendisi gelmedi ama tüm partinin başından sonuna çalınması için 2 adet CD yolladı. Levent Marina'nın şişman DJ'ine aynen şöyle tembihlenmişti: "Sakın başka birşey çalma!". Ben, partinin başından sonuna kadar oradaydım ve sadece o iki CD çalındı. O güne kadar gerek yabancı radyolarda gerek kendi karışık tekno CD'lerim de dahil olmak üzere çok tekno dinlediğim halde, o gün Levent Marina'da çalınan bu parçalar ve parçaların geçişleri olağanüstüydü. Hani, neredeyse partiyi filan boşverip sadece çalınan bu müziği dinledim dersem yeridir. O gün partide çekilişler filan yapıldı ve doğal olarak anonslar sırasında müziğin sesi ara sıra kısıldı. Ben müziğin kısıldığı zamanlarda biraz somurttum tabi. Levent Marina'nın DJ'i o gün gerçekten başka bir şey çalmadı ve o 2 CD'yi peşi sıra arka arkaya çaladurdu. Benim aklım fikrim ise en yakında müsait bir zamanda Hakan'a gidip o CD'leri alıp kasete çekmek ve kulaklığımı kafama geçirip o coşturan megamixleri arka arkaya dinlemekti.
O gün partide çalınan o 2 CD'nin ARCADE firmasına ait House Party 4 ve 5 olduğunu ancak 2001 yılında öğrenebilmiştim. Tüm seriyi ikinci el olarak Hollanda'dan getirtmem servete malolduğunda ise sene 2004 idi. Ben ne Emre'den ne de Hakan'dan o gün tam olarak ne çalındığını öğrenemedim. Partiden sonraki gün ise Hakan üstüne jingle ve anons basarak o iki CD'yi bölümlerin yerlerini sürekli değiştirerek çaldı ve ben de o hali ile kasete kaydettim. Partiden sonra Radyonum'da elinde House Party 7 ve 8'i görüp ondan kasete çekmek için istediğimde CD'leri elime tutuştururken yine "yarın getir ama" demişti. Ben House Party 7 ve 8'i gerçekten evde kasete çekip ertesi gün onları radyoya bıraktım ama partide çalınan CD'lerin aynı serinin 4ü ve 5i olduğundan habersizdim. Haberim olsa ne yapar ne eder isterdim.
Hakan Gündüz'ü radyoda ROLAND marka sampling cihazıyla kulağında kulaklıkla jingle ya da remix yaparken seyretmiş ve nasıl yaptığını anlayamamıştım. Bu işin nasıl yapıldığını Emre'ye öğretmiyor ve onu deli ediyordu. Zaten gerek klüplerdeki djliği sırasında gerek sampling cihazlarıyla mix ya da jingle yaparken ellerini izlemek çok zordur. İşini çok hızlı ve seri bitirir.
Hakan Gündüz 1993 yılında geleceği görmüştü, pitch kontrollü CD player'ların birgün mutlaka imal edilip piyasaya çıkacağını söylerdi. Bir keresinde bir cd playerin kapağını sökerek cdplayer'de çalan cd'nin nasıl yavaşlatılıp hızlandırılacağına kafa yormuştu. Cdplayer'den sonuç alamayınca da bazı geceler yaptığı mix programları için cd'den gelen hızını değiştiremeyeceği müziği, Technics 1210 pikabından gelen hızını değiştirebileceği müzikle miksleme yöntemini seçmişti. Çünkü, dönen cd'ye eliyle dokunduğunda cdplayer çalma işini hemen durduruveriyordu. Onun bu işe kafayı taktığında sene 1993 idi ve dj'ler için özel üretilen devir kontrollü cdplayer deckler piyasaya çıkıp yaygınlaşmaya ve ucuzlamaya başladığında ise sene 2000 idi. Bu onun kendi işinde ne kadar iyi olduğunu ve geleceği gördüğünü gösterir.
Bir gece, programında House Party mix CD'sini çalarken, CD'deki parçalar, sıra kendisinde plağı olan parçalara geldiğinde "T99 - Anasthasia", "Holy Noise - Get down everybody" ve "Chestnut - Pot Of Gold"u, bu parçaları plaklarından miksleyerek uzatmış, sonra aynı CD'den kaldığı yerden yine miksleyerek devam etmişti. Ben o gün yine onun bu megamix'i uzatma işini farketmemiştim. Ne zaman Hollanda'dan orijinal seriler geldi o zaman dedim ki "Vay Canına!"
Hakan Gündüz'ü 1980'li yılların ortalarındaki kaset serilerinden zaten tanıyordum. Hele Comanchero'yla başlayan bir best of kaseti vardı ki hala saklarım. Google, 10 yıldan eski sayfalara özel muamele yaptığından rating olarak tarama sonucunda Google'da ilk link olarak bu sayfanın gelmesi yeni bir durum değil. 2008'e dek kendisiyle ilgili ayrıntılı bir web sitesi de hazırlatmadı. İnternet'te kendisiyle ilgili olumlu olumsuz pekçok sayfa mevcuttur. Bana sorarsanız tartışmasız olarak Türkiye'nin ilk ve şu anki en büyük DJ'idir. Kendisi işini çok iyi bilir, işini severek yapar ve muazzam bir müzik kulağı vardır. Yeteneğiyle bunları harmanlayarak çok güzel remixlere imza atar. İyi bir DJ olmak için gereken tüm özelliklere sahiptir. Ayrıca, eski 70'leri 80'leri iyi bildiğinden ve o zamanlar çıkan hit parçaların plakları vs. kendisinde zaten olduğundan Türkiye'de bu parçaları albümlerine yorumlayarak koyarken orijinalini belirtmeyenleri kolaylıkla belirler. Sevgili Hakan'a buradan selamlar gönderir, müzik hayatında başarılarının devamını dilerim.
Hakan Gündüz'e mail atmak isterseniz: hakangunduz@radyod.com
Not: Bu sayfanın ilk hazırlanış tarihi 1995. Son güncelleme tarihi ise 2008